MUTLU YILLAR!!!!

 

SEVGi DOLU,
 
KESKE´SiZ 
 
VE
 
DÜSLERIMIZI GERCEKLESTiREBiLECEGiMiZ
 
YENi BiR YIL DiLiYORUM!!!

(yok) Yorum yaz! Baglanti


HERKES KIRILAMAZ...!!!


herkes kırılamaz
ipince bir dal olmak gerekir
kırılmak için

ama dünya kütüklerin…

ağlayamaz herkes
ağlayabilecek kadar büyümek gerekir

dünya ise küçüklerin…

sevemez herkes
bir orman olmak gerekir sevmek için

bak ki dünya çöllerin…

ve vakur bir damla olmak
dalga için

katılmak okyanusa aşk için,isyan için…


— yılmaz odabaşı

22/12/2009 | Kategori:Duygularima Ayna Siirler | (yok) Yorum yaz! Baglanti


Degmeyin Keyfime...!!!



“Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm.
Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki.
Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar,
ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var.
Sadece çıkmak istiyorum.
Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum.
Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını…
Durmuşum bir eşikte, ne bir adım geri, ne bir adım ileri, uzatmışım kafamı aralıktan dışarı, sırtımı dönmüşüm o cehennem sıcağına, mutlu mesut, çocuk çocuk soluklanıyorum serinlikten, ötesi gerisi ne gam.”


MedCezir  -  Elif Şafak




16/12/2009 | Kategori:altini cizdigim satirlar | (yok) Yorum yaz! Baglanti


Geçmişe Yolculuk...!!!



bugün kendimi kuru yapraklarla kapli
cikmaz bir sokaga benzetiyorum
sadece o sokakta yasayanlar
üzerimden gelip geciyor

bugün kendimi odalarindan cogu bos
bazen dolan bir otel gibi hissediyorum
icimden ne hayatlar ne hikayler ne asklar
gecip gidiyor

ben böyle degildim
ne zaman kayboldum
rüzgarla dans ederdim
ne zaman savruldum

bir ses duydum
gecmis zamandan
bir ses duydum
kücük bir kizdan

bir bilet istiyorum
sadece gidis olsun
cocuklugun safligina
gidip orda yasamam gerek

bilet istiyorum
tek kisilik olsun
yarina cikabilmem icin
heyecani hatirlamam gerek

bugün kendimi parktaki bir bank gibi
sessiz ve sabit hissediyorum
geceleri üzerimde sehrin isiklari
yatip uyuyor

bugün kendimi tonlarca yük tasiyan
gemilerin denizi gibi hissediyorum
kaldirma kuvvetim var
ama sehrin atiklari icime akiyor

ben böyle degildim
ne zaman kayboldum
rüzgarla dans ederdim
ne zaman savruldum

bir ses duydum
gecmis zamandan
bir ses duydum
kücük bir kizdan

bir bilet istiyorum
sadece gidis olsun
cocuklugun safligina
gidip orda yasamam gerek

Şebnem Ferah


10/12/2009 | Kategori:Duygularima Ayna sarkilar | (yok) Yorum yaz! Baglanti


Görünenle yetinirsen eğer...!?!



Görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin.

Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez.

Görünenin ötesine geçmek istersen eğer,

aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan,

kelebeği bulursun karşında.

Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar.

Lakin gönül gözünle görürsen eğer,

kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın.“


Elif Safak – Pinhan

 

 


6/11/2009 | Kategori:altini cizdigim satirlar | (yok) Yorum yaz! Baglanti


Ayşe Benim Adım...!!!


Beş yaşında ele avuca sığmayan kızıyla alış verişe giden bir anne, bir yandan alışveriş yapıyor bir yandan kızıyla ilgileniyor. Sürekli sağa sola el atan kızı yüzünden hayli zorlanıyor. Mağaza’da dolanırken, çikolata reyonunu gören çocuk aniden annesinin ellerinden kurtulup, “Ben çikolata isterim! Ben çikolata isterim!” diyerek çikolata reyonuna adeta saldırıyor!

Ufacık boyuyla elini çikolata kutularına uzatınca haliyle birkaç kutu çikolata yerlere dökülüyor. Mağazada alıveriş yapanlar kızın hem ısrarına hem de ortalığa dağıtmış olmasından dolayı anne ve kızına bakıyorlar. Mağaza görevlileri annenin yanına gelip yerlere dağılmış olan çikolataları topluyorlar. Anne gayet sakin bir şekilde kızının elinden tutuyor ve “Kızım Ayşe sakin ol! Bak alışverişi bitirip evimize gideceğiz.” diyor.

Kasaya yaklaştıklarında bu sefer küçük kız kasanın önünde duran şekerlere saldırıyor; “Anne ben şeker isterim! Anne ben şeker isterim!” diye bağırarak şeker kutularına el atıyor. Şeker kutularının yerlere dökülmesiyle yine mağazadaki diğer müşteriler onlara bakıyor. Mağaza çalışanları sinirlenseler bile, belli etmemeye çalışarak yerlerdeki şekerleri topluyorlar. Kadın yine gayet sakin bir şekilde kızının elinden tutuyor ve “Kızım Ayşe sakin ol! Bak alışverişi bitirdik. Hesabı ödeyip eve gideceğiz” diyor.

Hesabı ödemek için kasaya yönelen anne, kasiyerden bozuk paraları alıp çantasına yerleştirirken küçük kız bu seferde annesinin ellerine saldırıp “Anne ben para isterim! Anne ben para isterim!” diye bağırmaya başlıyor. Tabı bu esnada cüzdana saldırdığı için bozuk paralar yerlere saçılıyor.

Herkes, bir yandan çocuğun sonu gelmez istekleri ve yaramazlıkları karşısında sinirlenirken, anne yine sakin bir şekilde kızının elinden tutuyor ve “Kızım Ayşe sakin ol! Bak hesabı da ödedik şimdi eve gidiyoruz” diyor.

Tüm bu olup bitenlere şahit olan yaşlı bir teyze anneye yaklaşıp, ”Hanımefendi! Ben 5 tane çocuk büyüttüm. Etrafımda da o kadar anne gördüm. Evladına karşı sizin kadar sabırlı birini hiç görmedim. Kızınız Ayşe’ye karşı ne kadar sabırlısınız?” diyor.

Kızının elinden tutmuş ve mağazadan çıkmaya hazırlanan anne, yaşlı teyze’nin yüzüne bakarken hafifçe gülümseyerek “Teyzeciğim benim kızımın adı Ayşe değil ki! Kızımın adı Fatma.” diyor.

Yaşlı teyzenin şaşkın bakışları arasında cümlesini tamamlıyor:

“Ayşe benim adım!

Ben kızımı değil kendimi sakinleştiriyorum!”






Bana hic yabanci gelmeyen bu hikayeyi okdugumda, yüzümde bir tebessüm belirdi...

Bu tür durumlara tahammül edebilmek, annelik sevkati ile baglantili olsa gerek...

Düsündüm de

Ben bir anne olarak neler yapiyorum bu durumlarda?!?!

Fazlasiyla taviz verdigimi düsündügümde,

saabrim tasacak konuma geldiginde... yutkunup gülümseye calisisyorum,

bagirip cagiracak olsamda,

O tatli yaramaz kizimin bana bakisini görünce,

Genellikle yumusuyorum...

Onu icime sokasim geliyor...

Cocuklarim sürekli türlü muziplikler ile sabrimi tasirmaya calissalar bile...

onlarin büyülü bir gücü olduguna inaniyorum.

Sonucta onlar sinirlarini ögrenmeye ve tanimaya calisiyorlar...

Bu da onlarin gelisiminin dogal bir parcasi.


Sabirli olmayi yüzde yüz olmasa da, %99 basarmak mümkün saniyorum:)

3/11/2009 | Kategori:Hikayeler | (0) Yorum yaz! Baglanti


öylesine...!!!




"Günlerim hep orta şekerli benim,

 

Hayallerim hep bol köpüklü,

 

Kahve fincanında kayboldu ümitlerim,


Gönlüm alabildiğine sevdâ yüklü,


Benim hayallerim hep bol köpüklü"


30/10/2009 | Kategori:Gunluk Ruh halim | (0) Yorum yaz! Baglanti


Uçurtma Zamanı...!!!



Uçurtma rüzgarı gibi
Kısa süreli
Oldukça güçlü,
Dağıtırken düşüncelerimi
Söneceğini zannettiğim
Kuytularda yüreğimin
Alevini körükledi

Havalanırken

 


Bilmediğim hayallerim varmış,
Öğreniyordum
Öyle yabancıymışım ki yüreğimin sesine
Anlayamamıştım,
Anlamayı istememiştim
Belki de korkuyordum

Geriye bakarken


 

Kısacık bir uçurtma zamanı
Sevinçliydim çocuk gibi
Gülümsemeyi öğreniyordum
Korkularımın içinden
Geçmiş acılaşmıştı birden
Algılamalarım mı değişti,
Anlamlandırmalarım mı,

Yanarken

 

 

 

Daha önce yaşamamıştım
Sanki yolun başında
Küçücük hissettirecek kadar büyük
Mutluluktu uçurtma zamanı
Uzun sessizliğim mi
Kısa uçuşum mu
İpimi gerdi

Uçarken

 

 

Şimdi rüzgar durdu,
Ağaçlara takıldı uçurtmam
Varlığını yokluğuyla ölçerken
Yüreğimde
Binlerce güvercin havalandı
Rüzgarından geriye
Bir kayıp duygusu kaldı

Düşerken

 

 

Artık yeni algılamalarım, yeni anlamlarımla
Bakarken geçmişe
Korkunç biçimler,
Biçimsiz sessizlikler peşimde
Yüreğim yaralanmış,
Kırılmış,parçalanmış bir uçurtma
Uçurtma rüzgarı yok ama
Yeni bir ben var yaşamımda

Yaşarken

 

  

Yaralarım görünmez yerlerimde
Uçurtma rüzgarı kaldı düşlerimde
Uçurtma hüznü gözlerimde
Ateşi söndü yüreğimde
Uçurtmam karanlıklar içinde
Ağlarken karanlığım
'Siyah hep çocuk kaldı ' yüreğimde.

 

Didem Esen

28/10/2009 | Kategori:Duygularima Ayna Siirler | (yok) Yorum yaz! Baglanti


Tutunamayanlar...!!!




"galiba yalnız ben yoruldum...
 ve bu yorgunluğumu yaşamak zorundayım...
bir silgi gibi tükendim ben...
 başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım:
 mürekkeple yazmışlar oysa...
 ben, kurşunkalem silgisiydim...
 azaldığımla kaldım..."
 
Oğuz Atay - Tutunamayanlar

17/10/2009 | Kategori:altini cizdigim satirlar | (yok) Yorum yaz! Baglanti


Sahip olmak...!!!





En büyük tutsaklıktır “sahip olmak”.

Sahip oldukları ölçüsünde kısıtlıdır insan.

“Sahip oldukların”, sepetindeki safralardır

yükseklere, çok yükseklere uçmana,
mavi mavi gökyüzüne değmene engel olan...


Düş Hekimi – 3 kitabındaki “Sahip Olmak” yazısından.



10/10/2009 | Kategori:altini cizdigim satirlar | (yok) Yorum yaz! Baglanti


<<Önceki Sayfa |1/18|

Counter website counter